Araştırma sahamız içersinde ; 1 belde,15 köy ve 2 mahalle yer almıştır.Vaktiyle köy olan Güraağaç Beldesi ile Küçükilet ve Hamitabat mahallelerinin yanısıra, Nusratlar, Karakaya, Derbent, Demirbilek, Kayaarası, Kızılçukur, Köseler, Elmaağacı, Boz-belen, Beke, Burhan, Ömerler, Eşen, Artıranlar ve Yörgüç köyleri araştırma sahamız içersine girmektedir.
ARTTIRANLAR
Köy,Eceköy ve Ballısaray köylerinden gelenlerce kurulmuştur.İlk gelenler köyün bulunduğu yere hayvancılık yapmak için gelip yerleşmişlerdir.Köyün isminin ne anlama geldiği konusunda köy ihtiyarları bu ismin ; “Çevre köylerden arta kalanlar”manasına geldiğini söylemişlerdir.
Osmanlı döneminde Adranos kazası ve Harmancık nahiyesine bağlı olarak kalmıştır.Köy,1907 yılında 32 hanedir.1927 yılında ise Harmancık’a bağlı olan köyün nüfusu 141’dir.Milli mücadele yıllarında Yunanlılar köye 2.776 liralık zayiat verdirmişlerdir.
Köyün köklü sülaleri ;Kara Musalar(Çakıcılar-Demirci Osmanlar da denilir),Seyisler(Hacı Ahmetler) ve İbrahim Çavuşlar(Osmanlar)dır.
Köyün çevresinde ;Okçular,Ballısaray,Nusratlar,Köseler,Kürt gibi köyler bulunmaktadır.
Köyün mevkii olarak sınırlarını ; Gül alanı,Ödek,Mağara Tepesi,Tahtalık Mevkii,Karaağaç Deresi,Tavşanak(Kavacık),Küplü Dağı,Karaardıç Tepesi ve Kızılbaşın bayrak diktiği yer oluşturmaktadır.
Köyün sınırlarında Küplü Dağı gibi önemli bir yükseltinin yanısıra Kiremitlik Tepesi,Ödek Tepesi,Mağara Tepesi,Tozlu Eğrek Tepesi,Küçük Eğrek Tepesi,Yellik Kıranı Tepesi,Kömürlük Tepesi,Boyunduruk Gediği Tepesi,Yıldızlı Tepe ve Yassı Tepe gibi yükseltiler bulunur.
Köyün sınırlarından , Turgutça Deresi,Kızılcıklı Deresi,Kaylan Deresi,Hallabunar Deresi,Zama Bunarı Deresi,Değirmen Deresi ve Kovacık Deresi geçer.
Köyün karşısında asfalt yolun altında Yıldızlı Tepenin eteklerinde tarihi bir krom madeni yatağı bulunmaktadır.Bu madenin Osmanlılar zamanında işletildiği salnamelerde geçmektedir.
Köyün yaylası Ödek mevkiidir.Köyde iki tane Dede yatırı bulunur. Köyün hemen üst başında ağaçlık bir tepede bulunan köy Dedesinin yatırı belli değildir.Daha önceleri burada taşlarla çevrili bir mezar olduğu söylenmiştir.Diğeri de Yaran Dede’dir.Yağmur duasına her iki Dedeye çıkılmaktadır.Dedelerden herhangi bir şey getirilmeyeceği inancı vardır.
Köyün yakınlarında Mağara ve Ödek denilen mevkilerde Roma-Bizans dönemi kalıntılarına ve maden cüruflarına rastlanmıştır.
2000 yılı itibarıyla köyün nüfusu ’dır.Köyün Tunçbilek’e uzaklığı ; 18 km,Tavşanlı’ya olan uzaklığı 25 km,Kütahya’ya olan uzaklığı ise 78 km.dir.
BEKE
Beke Köyü, kayıtlarda Beğe ,Beke, Beye ve Beyecik olarak yazılmıştır.Köy, Ahmed adlı şahsa zeamet olarak verilmiştir.Köy aynı zamanda hassa çiftliğidir.1530’lu yıllarda bu hassa çiftliği Murad oğlu Osman’ın tasarrufundadır.Hassa çiftliğinin geliri ise 150 akçedir.Zâim ve sipahi tımarıdır.Köy,1530’lu yıllarda 8 hane olup Domaniç kazasına bağlıdır.
Osmanlı döneminde Hüdavendigâr Livası Domaniç kazasına bağlı olan köy,Cumhuriyet döneminde Tavşanlı’ya bağlanmıştır.Garp Linyitleri İşletmesi Tunçbilek linyit havzasında kalan köy,istimlak edilmiştir.Köy halkı da Ömerler köylüleri ile birlikte Tavşanlı’nın bir mahallesi olan Ömer Bey mahallesine yerleştirilmiştir.
BOZBELEN
Bozbelen ismi; Bir renk adı olan “Boz” ile tepe anlamındaki “Belen”kelimelerinin birleşmesi sonucu oluşmuştur.Köy, Bozbeyler adında bir yörük obası tarafından kurulmuştur.
Köyün köklü sülaleleri; Hatıplar,Emin Çavuşlar,Tahirler ve Kara Hasanlar’dır.
Köy sınırları içersinde ; Eren Dede,Evliya Dede,Ahmet Dede,Sarı Dede ve Tallı Dede’nin yatırları ile aşağı mezarlık ve yörük mezarlığı olarak iki mezarlık bulunur.
Köyün sınırlarında ; Kelesten,Iscakkürt,Kedikayası,Kışlayanı,Dolayı,Çakmak kıranı,Mazak kıranı,Yörükyeri,Çivili çam gibi tepe ve yükseltiler bulunur.
Köyün sınırlarından ; Dervant,Çalıbasan,Teced,Güld,Yaylı gibi dereler geçer.
Büyükdüz çiftlik ve Adık Yaylası ise köyün yaylalarıdır.
1487 yılı kayıtlarında köyde bulunan hassa çiftliği (Mirliva hassı) Duruşah adında bir kadının tasarrufundadır.
1530 yılı kayıtlarına göre Bozbelen Köyü,Domaniç kazasına bağlı olup 6 hanedir.Kayıtlarda Bozbelen için Müselleman-ı Aydın yazılıdır.Aynı tarihlerde köyde harap olmuş bir değirmen ,Ali oğlu Bayram’ın tasarrufunda olan 1 hassa çiftliği ile vergisi 165 akçe olan ve hariçten ziraat olunan 5 çiftlik yer vardır.Mirliva hassıdır.Osmanlılar zamanında köyde yayalar yani müsellemler bulunmaktaydı.
2000 yılı itibarıyle köyün nüfusu ’dir.Köyün Tunçbilek’e uzaklığı; 6 km,Tavşanlı’ya uzaklığı 18 km,Kütahya’ya uzaklığı ise ; 66 km.dir.
BURHAN
1866 yılından sonra kurulmuştur.1899 yılı kayıtlarında 23 hane olarak gözükmektedir.Yörük köyüdür.
Rivayete göre köyü kuranlar Kızılçukur’dan gelmişlerdir.Arşiv belgelerine göre Bursa ve çevresinde “Burhanlı “ adında bir yörük oymağı bulunmaktaydı.Muhtemelen köy,bu yörük oymağı tarafından kurulmuştur.
Köyün köklü sülaleri;Kırlar,Allar,Koca Aliler,Bekirler,Eminler,Mosen Hüseyinler ve Paşalar’dır.Köye daha sonra Kanatlar ve Elmaağacı’ndan Kocetler sülaleleri gelip yerleşmişlerdir.
Köyün çevresinde ;Elmaağacı,Karakaya,Bozbelen,Yörgüç,Böçen,Soğucak,Kızıl-
çukur ve Eşen gibi köyler bulunmaktadır.
Köyün sınırlarını ; Kabaca,Kuztarla,Karaçam,Yörük Konağı(Soğucak ile Böçen arasında),Ürümgeç mezarlığı,Nişantaşı ve Kışlabaşı mevkiileri oluşturur.
Köy Yunanlılarca işgal edilmiş ve köyden hayvan sürüleri götürülmüştür.Köylüler ise Kurudere’ye saklanmışlardır.
Köyün mezarlığında Arap Dede’nin yatırı bulunmaktadır.
2000 yılı itibarıyle köyün nüfusu ’dir.Köyün Tunçbilek’e uzaklığı;25 km,Tavşanlı’ya olan uzaklığı 38 km,Kütahya’ya olan uzaklığı ise;75 km.dir.
DEMİRBİLEK
Eski adı Büyükilet’tir.1530 yılı kayıtlarında ilet olarak yazılıdır.Köy,iki yörük kardeş motifine göre büyük kardeş tarafından kurulmuştur.Kardeşlerin büyük olanı Büyükilet’i,küçük olanı da Küçükilet’i kurmuştur.
Köy,G.L.İ linyit havzası içersinde yer almaktadır.
Köyün en köklü sülaleleri ; Akmemedo(Ak Mehmedoğulları),Çiloğlanlar,Mühto
(Mühtüoğulları),Onbaşılar ve Ayanoğulları’dır.
Köyün çevresinde ; kuzeyinde Bozbelen ve Beye, batısında Derbent ve Yeniköy,güneyinde Köprücek,doğusunda da Güraağaç bulunmaktadır.
Köyün sınırlarını ; Alanyüzü Tepesi,Sarıcalar Tepesi,Kızıl Tepe,Yeni Tarla, Çakmak, Yörükyolu, Doğan Salcek, Çaybunar ve Dona(Tokatlı Dede),mevkiileri oluşturmaktadır.
Köyün sınırlarında ; Sarı Baba Tepesi,Bozbelen tarafında Akkuş Tepesi,Karakaya tarafında Sivri Tepe, Susuz Yayla Tepesi ve Asarlık Tepesi gibi yükseltiler bulunur.
Köyün sınırlarından Hasandayı mevkiisinden Tunçbilek istikametine doğru akan ve Kocasuya dökülen Alan Deresi geçmektedir.
Vaktiyle köyün yaylası Sivri Tepe ile Susuz Yayla üzerinde yer alan Pilav Çukuru Yaylasıydı.Burası zamanla maden sahasında kalmıştır.
2000 yılı itibarıyle köyün nüfusu ’dir.Köyün Tunçbilek’e uzaklığı 6 km,Tavşanlı’ya uzaklığı 15 km,Kütahya’ya olan uzaklığı ise 66 km.dir.
DERBENT
Derbent köyü’nün ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir.Derbent,kelime olarak dar geçit,boğaz,yol güvenliğini sağlayan karakol demektir.Köy,adını köyün hemen üst başında bulunan derbent yerinden almıştır.
Köyün 4 veya 5 km. uzağında eğimli bir arazide eski bir köy yeri bulunmaktadır.Burası Nusratlar köyü hududuna komşudur.
Osmanlı Devleti’nde yaya ve müsellemle derbentçilik görevinde de bulunmuşlardır.Tenha,ıssız,tehlikeli geçit yerlerine güvenliği sağlamak için derbentçiler yerleştirilmiştir.Örneği Derbent köyü’nün kuruluşu bu şekilde olmuştur.Bu derbent,Keles yönünden gelen ve Tavşanlı’ya uzanan yolun güvenliğini sağlamakla görevliydi.
Köy hemen üst tarafında vaktiyle bir gözetleme-bekleme kulesinin olduğu söylenmektedir.Gerçekten de bu kulenin olduğu alana çıkarken köyün içinde,yolun solunda “Kule Bunarı “ denilen bir çeşme bulunmaktadır.Osmanlı Devleti’nde bu gibi derbent teşkilatları Tanzimat döneminden itibaren eski önemlerini kaybetmişlerdir.
Köyün köklü sülaleleri ; Hacı Bekirler,Cinliler,İmamoğulları ve Salihoğullarıdır.
Derbent köyü çevresinde ; Yeniköy,Nusratlar,Elmaağacı,Karakaya,Demirbilek köyleri bulunur.
Köyün sınırlarını ; Sarıtaş,Karayümsek Tepesi,Fincan çamı,Dikilitaş ve Eşme alan çeşmesi mevkiileri oluşturmaktadır.
Köyün sınırlarında ; Karayümsek Tepesi,Karadağ ,Tilki Kıranı,Kızılgüney, Uzundere,Asarlık,Pilav Tepesi ve Zeyifoluk Tepesi gibi yükseltiler bulunur.
Eski köy denilen yerde “Gavur Değirmeni” denilen yer vardır.Köyün ilk kuruluşunun burada olduğu anlaşılmaktadır.
Milli mücadele döneminde Yunanlılar köyden 17 kişiyi diri diri yakmışlar ve köye büyük zayiat vermişlerdir.
2000 yılı itibarıyla köyün nüfusu ’dür.Köyün Tunçbilek’e uzaklığı ; 9 km,Tavşanlı’ya uzaklığı19 km,Kütahya’ya olan uzaklığı ise; 69 km.dir.
ELMAAĞCI
Köyün kuruluş motifine göre iki yörük kardeşten biri 1360 yılında kurmuştur.Rivayete göre; İki yörük kardeş varmış.Bunlardan biri Domaniç’in Elmalı köyü’ne ,diğeri de Elmaağacı köyü’ne yerleşmiştir.Köy iki kez yer değiştirmiş son olarak bugünkü köyün olduğu alana yerleşilmiştir.İlk yerleşim Doraman tarafındaki “Eski köy”denilen mevkiye olmuştur.İkinci yerleşim ise köyün başında Dede yatırı bulunan alana olmuştur.En son ise ,köyün bugün bulunduğu alana yerleşilmiştir.
1530 yılı kayıtlarında Elma mezraası olarak geçmektedir.
Osmanlı döneminde Hüdavendigar Livası Adranos kazası (Orhaneli) ve Harmancık nahiyesine bağlı olarak kalmıştır.Köy,1907 yılında 39 hanedir.1927 yılında ise köyün nüfusu 208’dir.Milli mücadele yıllarında Yunanlılar, köyden 8 kişiyi dövmüşler,1 kişiye hapis cezası ve 25.949 lira da zayiat vermişlerdir.
Köyün en köklü sülaleleri ; Kirazlar,Osmanlar,Haytalar,Zurnacılar ve Kavlaklar’dır.
Köyün çevresinde ; doğuda ; Karakaya, batıda; Köseler, kuzeyde ; Burhan ve Eşen, güneyde ise;Nusratlar ve Derbent köyleri bulunur.
Köyün sınırlarını ; güneyde ; Karayüksek ,doğuda ; Göynük Kıranı,kuzeyde ; Doraman mevkii,Eski köy ve Göynük Çayırbaşı mevkileri oluşturmaktadır.
Köyün sınırları içersinde Eşen ile Burhan yolu arasında(Eşen’e giderken sağ tarafta) Ardıç Bayırı mevkiinde turizme kazandırılmayı bekleyen “Naldöken Mağarası”bulunmaktadır.Çok uzun ve büyük olan mağaranın içinde akarsu bulunmaktadır.
Köyün karşı tarafında ismi bilinmeyen bir Dede yatırı bulunmaktadır.Bu Dede yatırına çocuğu olmayanlar,çocuğu ölenler,huysuz çocuğunu iyileştirmek isteyenler gitmektedirler.
Elmaağacı köyü,Osmanlı döneminde Hüdavendigâr Livası Adranos kazası (Orhaneli) ve Harmancık nahiyesine bağlı olarak kalmıştır.Köy,1907 yılında 39 hanedir.1927 yılında ise köyün nüfusu 208’dir.Günümüzde 175 hanedir.
1944 veya 1946 yılında Tavşanlı’ya bağlanmıştır.
2000 yılı itibarıyle köyün nüfusu ’dir.Köyün Tunçbilek’e uzaklığı ; 16 km,Tavşanlı’ya uzaklığı ; 26 km,Kütahya’ya olan uzaklığı ise ; 76 km.dir.
EŞEN
Köy,Eşenli adında bir yörük oymağı tarafından kuulmuştur.Köylerin kuruluş efsanelerine bakıldığında köyün kurucusu İsa(Ese)adında biridir.Rivayete göre; İsa,Musa ve Köse üç kardeştirler.Bunlardan İsa Eşen’e,Musa Nusratlar’a,Köse de Köseler’e yerleşmiştir.
Osmanlı döneminde Hüdavendigâr Livası Adranos kazası (Orhaneli) ve Harmancık nahiyesine bağlı olarak kalmıştır.1530 yılı kayıtlarında köyün ismi “Aşan” şeklinde yazılmıştır.Aynı yıllarda köy,8 hanedir.1944 veya 1946 yılında Tavşanlı’ya bağlanmıştır.
1927 yılında köyün nüfusu 338’dir.Milli Mücadele yıllarında köyden 5 kişi Yunanlılarca dövülmüş,2 kişiye de hapis cezası verilmiştir.Yunanlılar köye toplam 59.498 lira zayiat verdirmişlerdir.
Köyün sınırlarında ; Düz Çam ,Yanık, Fındıcak, Kızılpınar, Kıran, Karakuz,Türk-
men vb. gibi dağ ve tepeler bulunur.Yine köyün sınırları içersinde Kileder,Kovaka, Soğukpınar,Değirmen ve Kızılpınar Dereleri akmaktadır.Kovaka,Gencer ve Kileder köyün yaylalarıdır.
Köyde ; Kıran Dedesi,Ardıç Dede,Gencer Dedesi ve Dede altı Dedesi yatırları bulunur.
2000 yılı itibarıyla köyün nüfusu ’dir.Köyün Tunçbilek’e uzaklığı 24 km,Tavşanlı’ya uzaklığı 34 km,Kütahya olan uzaklığı ise ; 84 km.dir.
GÜRAAĞAÇ
Güraağaç adı,köyde vaktiyle bulunduğu rivayet edilen ağaçlardan geldiği ifade edilmektedir.Günümüzde bile temel kazılırken bu tarihi ağaçların kütüklerine rastlanılmaktadır.
Güraağaç köyü’nün(günümüzde beldedir) kuruluş rivayetleri göz önüne alındığında ilk yerleşim,”Emirler Yörükleri” tarafından “Değirmen” denilen mevkie olmuştur.Buraya yerleşenlerin bir kısmı daha sonra Güraağaç’ın yakınlarında Akar köy denilen yere yerleşmişlerdir.Günümüzde bile burada,(vaktiyle buraya konan) yörüklerin mezarları çıkmaktadır.Daha sonra,gelen bu ilk yörük toplulukları, şimdiki Güraağaç’ın olduğu yere yerleşmişlerdir.
1530 yılı kayıtlarında Hüdavendigâr Livası Domaniç kazasına bağlı bir mezraa olarak geçen Güraağaç,ceviz ağaçları ve değirmeniyle “vakıf” olarak yazılıdır.
Mezraa, aynı yılllarda İvez,Ali ve Süleyman adlı şahısların tasarrufundadır.Bu şahısların ellerinde Sultan Mehmet hükmü olduğu, gelen ve geçene hizmet ettikleri kayıtlardan anlaşılmaktadır.
Daha sonraki yıllarda Ahi Hüseyin ve kardeşi Ahi Yusuf ve amcaları Ahi Süleyman ile Ahi İvez vakfiyyet üzere mutasarrıflardır.”Bu şahısların ellerinde de padişahın hükmü vardır” diye kayıtlarda geçmektedir.
Aynı şahıslardan sonra bu mezraa ; İsa Fakih,Ahi Murad,Şadi ve Mustafa adlı şahısların tasarrufunda olduğu anlaşılmaktadır.
Köyün köklü sülaleleri ; Emeksizler,Ayanoğulları (Kadıoğulları),Domaniçlioğulları ve Evker Hasanoğulları’dır.
Güraağaç; Tunçbilek,Bozbelen,Demirbilek, Derbent,Köprücek,Yeniköy,Ayvalı,Kayaarası ve Beyköy ile komşudur.
Sınırlarını; Tunçbilek çayırı, Dona, Almalı Bunar, Türkmen Tepesi, Deliktaş, Gelence, Süleyman Deresi,Bartun ve Gelintaşı mevkiileri oluşturmaktadır.
Yine Güraağac’ın sınırları içersinde Küçük Sivri Tepe,Büyük Sivri Tepe,Asarlık Tepesi ve Bartın Tepesi gibi yükseltiler bulunur.
Köyün “Yayla” adında mevcut olan yaylası maden sahası içersinde kalmıştır.Asarlık Tepe’nin altında bulunan “Tokatlı Dede” yatırı, Güraağaç’ın Dede yatırı olup aynı zamanda burası güzel bir mesire yeridir.
Günümüzde Beldesinde 01.12.1991 Tarihinde Belediye teşkilatı kurulmuştur.Beldenin belediye başkanları sırasıyla şunlardır ; Lütfü Kıran(İlk belediye başkanı),İbrahim Yağcı(vefat etmiştir),Hasan Karcı(halen devam etmektedir)
Beldede; Çiğdem,merkez,Kurs,Yeni ve Yıldız adlarında 5 camii,1 ilköğretim Okulu,1 Sağlık Ocağı ve belediye binası bulunur.Beldenin Çınar ve Cevizli adlarında iki mahallesi bulunmaktadır.
2000 yılı itibarıyla beldenin nüfusu’dir.Beldenin Tunçbilek’e uzaklığı ; 4 km,Tavşanlı’ya uzaklığı ; 14 km,Kütahya’ya olan uzaklığı ise ; 70 km.dir.
HAMİTABAT
Eski adı Tatarlar olup,günümüzde Tunçbilek’in bir mahallesidir.
Hamitabat(Tatarlar köyü) ilk olarak Kazan bölgesinden gelen müslüman Tatar muhacirler tarafından kurulmuştur.Zira 1860 yılında Kütahya’da Kırım ve Dağıstan muhacirlerinin iskan edildiği arşiv belgelerinde geçmektedir.
Yine arşiv kayıtlarında ; “Tavşanlı nahiyesine tabi Hamitabat karyesinde Kazğan muhacirlerinden Hacı Abdullah Ağa’nın müceddeden inşa etmiş olduğu cami-i şerif” şeklinde bir bilgi yer almaktadır.Hacı Abdullah Ağa’nın inşa ettirip vakfettiği ahşap cami,1960 yılında yıkılmıştır.Çatma tekniği ile yapılan bu vakıf camii,bugünkü caminin avlusunda bulunmaktaydı.Yeni cami ise 1958 yılında yapılmıştır.
Köyde iskan olunan bu Tatarlar’ın bir kısmı Eskişehir’e bir kısmı da Gediz İlçesi Efendi Köprüsüne göç etmişlerdir.Köyde çok az Tatar aile kalmıştır.Zamanla burada iskan olunan (19.yy.)ve Yaylacık Dağını mesken tutmuş olan Kızılkeçili Yörükleriyle birlikte köy büyüyüp gelişmiştir.
Köyde iskan olunan Kızılkeçili Yörükleri yılın büyük bir kısmını Yaylacık Dağında ; Gümerik,Boyalık,Karadere,Ayvacık,Altıkardeş,Demiroluk ve Karakova adlarındaki yaylalarda geçirmişlerdir.
Köyün en köklü sülaleleri ; Çömezler, Nuruşlar, Aşıklar, Kara Mollalar, Muratlar,
Çolaklar,Erepler(Bunlar Bursa’dan gelmişlerdir),Kara Külahlar ve Hacılar’dır.
Hamitabat Mahallesinin Küçükilet ve Muhacirler ile sınırı bulunmaktadır.Mahallenin sınırlarını ; Yassıçam,Ortaburun,Aktepe,Ürünlü,Yaylacık ve Künk Alanı gibi mevkiiler oluşturur.Yine sınırlarında Yaylacık Dağı(köyün yaylasıdır),Ürünlü Tepesi,Kaklık Tepesi,Gelin Taşı Tepesi ve Tavşanaklık Gedik Tepesi gibi yükseltiler bulunmaktadır.
Mahallenin sınırlarından Kocasu-Adranos Çayı geçer.Mahallede Dede yatırı bulunmamaktadır.Yağmur duası ise köyün içinde camiide veya mezarlıkta yapılır.
35 hane olan mahallenin; Tunçbilek Yukarı küme,Aşağı küme,Günaylar ve Ilıcaksu adlarında küçük mahalleleri bulunmaktadır.
Milli Mücadele yıllarında köye (15 hanedir) gelen Yunanlılar,o yıllarda köy muhtarı olan ve iki Yunan askerini döven Bayram Çavuş’u silahla vurarak öldürmüşlerdir.
2000 yılı itibarıyle mahallenin nüfusu ’dür.Mahallenin Tunçbilek’e uzaklığı ; 2 km,Tavşanlı’ya uzaklığı ; 15 km,Kütahya’ya olan uzaklığı ise; 62 km.dir.
KARAKAYA
Vaktiyle Bilecik Söğüt civarında Akalan ve Dodurga köyleri kışlakları iken Domaniç Yaylalarında yaylamaya başlayan ve buradan Dursunbey,Aliova-Gökçedağ,hatta daha önceleri İzmir ve Aydın taraflarını kışlak olarak kullanan Karakeçili Karakaya yörükleri tarafından Sultan II.Abdülhamid zamanında kurulmuştur.
Karakaya köyü,4 yörük ailesinden oluşmuştur.Bunlar;Koca Bacak Ahmed veya Cancaklar (Yukarı mahalle),Koyunoğlu Halil (Karşı mahalle),Karamalak ( Kıyı mahalle) ,Dıramalı veya Şehirli İbrahim’dir(orta mahalle).
Bunların yanısıra köyde Kör Halil,Kıyma Mustafa,Topal Kerim(Kerim Ağanın Hasan Hüseyin),Karakoyunlular(Ayşe kadının İsmail),Çelemence (Mehmet), Eminler (Sarıoğlanlar) ve Mehmed Emin Hoca gibi aileler bulunmaktadır.
Osmanlı döneminde Hüdavendigâr Livası Domaniç Kazasına bağlı iken Cumhuriyet döneminde Tavşanlı’ya bağlanmıştır.1899 yılı kayıtlarında 11 hane olarak gözükmektedir.
Göçküncü diye tabir edilen bu yörükler,kendi göç yolları üzerinde bulunan Bozbelen yakınlarındaki bu araziyi vaktiyle Bozbelen köyü’nün ağasından belli bir bedel karşılığında satın almışlardır.Rivayete göre ; Tümtüm Dede denilen mevkiye önce 3 yörük gelip konmuştur.Birkaç gün geçmeden bu yörüklerin yanına sakallı ve cüppeli,nur yüzlü bir ihtiyar gelmiş ve onlara;”Biz size burada rahat vermeyiz,siz biraz aşağıya gidip yerleşin”demiştir.Bu Dedenin zaman zaman görüldüğü köylüler tarafından söylenmiştir.
Karlıyeri denilen mevkii yakınlarında krom madeni ocağı bulunmaktadır.Köyde Tallı Dede ve Tümtüm Dede adında ermişlerin yatırları vardır.Halen Karlıyeri denilen mevkiide hayvancılık yapan ve çadırda yaşayan Karakeçili yörüklerinden Eşref Ağa bulunmaktadır.Kendisiyle yaptığımız görüşmede “..bundan 7-8 yıl öncesine kadar göç ettiklerini ve o zamandan bu yana Karakaya köyü yakınlarında “Karlıyeri” denilen mevkiide yerleşik düzene geçip hayvancılık yaptıklarını ve artık göç etmediklerini “ söylemiştir.Eşref Ağa’ya göre kendi göç yolları şu şekildedir ;Kasım ayında Domaniç yaylalarından(Kazmurt,Dalak Kaydıran (Eğrek Gürgenliği-Bileylik) Kıransorkun,Kara-
göz,Küllücek,Sarıçayır, Eğridere, Karagöl vb.) çıkılır,sırasıyla ; Domaniç-Artıranlar-Balatdanişmend-Kozluca-Sineçler-Gökçeler-Aliova güzergahından Gökçedağ veya Dursunbey kışlaklarına gidilir.Hıdrellez başlayınca (mayıs ayı başında) Domaniç’teki yaylalara geri dönülür.Kışlaktan yaylağa giderken; Karakaya-Burhan-Gözören Damları-Sarıot-Fıranlar güzergahından Kıransorkun yaylasına çıkılır.
2000 yılı itibarıyle köyün nüfusu ’dır.Köyün Tunçbilek’e uzaklığı ; 10 km,Tavşanlı’ya uzaklığı ; 22 km,Kütahya’ya olan uzaklığı ise ; 70 km.dir.
KAYAARASI
Köyün eski adı “Şıhlar-Şeyhler”dir.Daha sonra köye,etrafında bulunan küçük kanyon tipindeki vadi kayalardan dolayı “Kayaarası” adı verilmiştir.1890 yılı kayıtlarında Tavşanlı nahiyesine bağlı olarak gözükmektedir.
Köyün yakınlarında “Eski köy” denilen bir yer bulunmaktadır.Muhtemelen köyde ilk yerleşim yeri burasıdır.
Osmanlı arşiv belgelerine göre; Şeyhler köyü’nde yıllık bedeli 14 para 664 kuruş olan “Şeyh Adil Vakfı” ile vakfedilmiş bir camii bulunmaktadır.Köyde Şeyh Adil Sultan(Ala Sultan),Sefer Dede,Süleyman Dede ve İsmail Dede gibi mübarek zatların kabirleri bulunur.Yılda iki kez(yazın ve güzün) Ala Sultan türbesinde “Dede Törenleri yapılır.Bu törenlere sadece bayanlar katılır.Rivayete göre buradaki dervişler,kudümler çalarak Küçükilet’in başında mezarı bulunan Gaib Dedenin olduğu tepeye gelirler ve burada zikir törenleri yaparlarmış.
Köyde bulunan köklü sülaleler ; Lalaoğulları (Günümüzde köyde bu sülaleden kimse kalmamıştır),Şehrioğlu,Ayvazoğlu,Mühtedioğlu,Abdioğlu ve Parmaksızoğlu’dur.
Köyün sınırlarını ; doğuda; Çoban Pınarı,Oğulcak Düzü,Oğlak Taşı,batısında Taşköprü,Solgun gelence caddesi,kuzeyinde;Şıhlar Korusu,Sansı,Ebilcik,Sığır eğreyi,güneyinde ise; Emincik Tarlası,Koca Bartın ve Küçük Bartın Tepeleri oluşturmaktadır.
Bartın Tepesi,Sarpça Tepesi ve Oğulcak Düzü Tepeleri köyün sınırlarındaki yükseltilerdir.Yine köyün sınırlarından ;Adranos Çayı,Osman Dere,Kaynarca Deresi,Fındıklı Deresi,Süleyman Deresi,Bakla Deresi ve Kızılcıklı Deresi geçer.Günümüzde köy,240 hanedir.Taşlıgeçit mevkiinde Pazar çamının olduğu alandan başlayarak yaklaşık 80 hane yeni bir yerleşim birimi oluşmuştur.
Köyde ; köy konağı,Sağlık Evi,Çoban Evi,2 adet camii,2 adet imam evi ve düğün salonu bulunmaktadır.
2000 yılı itibarıyla köyün nüfusu ’dur.Köyün Tunçbilek’e uzaklığı ; 2,5 km,Tavşanlı’ya uzaklığı ; 8 km,Kütahya’ya olan uzaklığı ise; 62,5 km.dir. .
KIZILÇUKUR
Dağ yöresinde kurulan ilk köylerden biri olan Kızılçukur köyü,Sultan Orhan veya I.Murad zamanında Karakeçili Yörüklerince kurulmuştur.
Kızılçukur ismi, köyde bulunan kızıl topraktan ve köyün çukur bir yerde kurulmasından ileri gelmektedir.Eşen istikametinden (Gencer yaylasından) köye inildiğinde köy çukurda kalmaktadır.
Köyün en köklü sülaleleri; Arıklar,Mırıklar ve Yörükler’dir.İlk kayıtlarda “Ömer yeri” olarak geçer.II.Murad zamanında da köyde bulunan Emirgazi ve İlyas yeri adındaki çiftlikler serpiyadeye tımar olarak yazılmıştır.Bir başka ifadeyle buradaki çiftlik,savaşlarda yararlılık gösteren sipahilere kılıç hakkı olarak verilmiştir.15.ve 16.yy.larda piyadegân-ı hassa-i mir-i livaya bağlıdır.
1530 yılı kayıtlarında Hüdavendigar Livası Adranos kazasına bağlı olduğu yazılıdır.Köyün “Gencer” adında bir yaylası vardır.Bu yaylada “oğlak pazarı”denilen bir yer bulunmaktadır.Osmanlı döneminde burada celepler tarafından hayvan pazarı kurulmakta,şenlikler ve at yarışları tertip edilmekteydi.Gencer ismi buradan ileri gelmektedir.
Köyde bir çok Dede-ermiş yatırı bulunur.Bunlar; Sıtma Dede,Akkaş Dede,Hasan Dede,Arap Dede,Akpelit Dedesi,Üyücek Dedesi,Yaran Dede,Sinan Dede,Kurudere Dedesi (çaput Dedesi) ,Sekme Dede,Eşen köyü sınırında Eşen Dedesi ile Şeyh Ali Efendi,Ahmet Efendi ve Es-seyyid Ebubekir Efendi gibi mübarek zatların yatır ve türbeleri bulunur.Köyde her yıl yaz aylarında geleneksel olarak “Dede Günü” düzenlenir.Her gün bir Dede yatırının başında yemekler yapılır,kur’anlar okunur,dualar edilir.
Köyde yakın zamana kadar bir Rifai zaviyesi bulunmaktaydı.Bu zaviye ,Tekke ve Zaviyelerin 30 kasım 1925 Tarihinde kapatılmasıyla önemini yitirmiş ve 1950’li yıllarda da yıkılmıştır.Zaviyeden çıkan meydan aynası,gül denilen şişler,kavuklar,tespihler,mumlar ,Ebubekir Efendi türbesi içine konmuştur.
Köy,1530 yılında 12 hane,1844 yılında 131 hane,1907’de ise 123 hanedir.1927’de ise nüfusu 616’dır.1985 nüfusu 1730 olup bu nüfusun 874’ü kadın,856’sı ise erkektir.1999’da köyün nüfusu 1.194,2000 yılında ise 1.091’dir.Milli mücadele yıllarında Yunanlılar köyden 15 kişiyi dövmüş ve köye toplam 61.310 lira zayiat verdirmişlerdir.Köy,1946 yılında Tavşanlı’ya bağlanmıştır.
2000 yılı itibarıyle köyün nüfusu ’dir.Köyün Tunçbilek’e uzaklığı ; 28 km,Tavşanlı’ya uzaklığı ; 40 km,Kütahya’ya olan uzaklığı ise ; 88 km.dir.
KÖSELER
Harmancık kazasına yerleşen “Köseler” adında bir yörük cemaati tarafından kurulmuştur.Bu topluluk,Harmancık’ta ilk yerleşik düzene geçen yörük cemaati içersinde yer alır.Yörede kurulan ilk köylerdendir.
Köyün kuruluş motifine göre köy,üç yörük kardeşten biri olan Köse tarafından kurulmuştur.İlk yerleşim 3 hane olarak “Tavuk Bunarı” denilen yere olmuş,daha sonra aşağıya şimdiki köyün bulunduğu yere inilmiştir.
15.ve 16.yy.da Piyadegan-ı Hassa-i Mir-i Livaya bağlı olan Köseler köyü bu dönem kayıtlarında “Hızır yeri” olarak geçer.
1530’lu yıllarda Hüdavendigar Livası Adranos kazasına bağlıdır.1907 ve 1927 yılı kayıtlarında Harmancık’a bağlı olarak gözükür.Köy,1907’de 37 hanedir.1927 yılında ise nüfusu 217’dir.Milli mücadele yıllarında Yunanlıların köye verdiği zarar toplam 1.400 liradır.1940’lı yıllarda Tavşanlı’ya bağlanmıştır.
Köyün köklü sülaleri ; Arıkoğulları,Çalkanoğulları ve Köseoğulları’dır.
Köyün çevresinde ; Eşen,Elmaağacı,Nusratlar ve Kürt (Gülözü) köyleri bulunur.
Köyün sınırlarını ; Küçükçalca,Tozlu Eğrek,Kuşçu Adaları,Meşearası,Dedeçamı,
Seyrek Ali’nin tarlası,Kızılçalı ve Kocataş mevkiileri oluşturur.
Köyün yaylası şimdiki futbol sahasının olduğu yerdir.Köyde Çamaltı Dedesi,Cangıllı(Tütmen) Dedesi,Doğankuzu Dedesi,Tavuk(Kabacalar)Dedesi ve Bayram Kabaaağacı’dır.Bayram kabaağacı denilen yerde vaktiyle bayram namazları kılınır,yemekler yenirdi.Yağmur duasına ise en çok Kabaağacına ve Tütmen Dedesine çıkılırdı.
2000 yılı itibarıyle köyün nüfusu ’dür.Köyün Tunçbilek’e uzaklığı ; 23 km,Tavşanlı’ya uzaklığı ; 35 km,Kütahya’ya olan uzaklığı ise ; 83 km.dir.
KÜÇÜKİLET
“İlet” ,ulaştırmak anlamındadır.Köyün kuruluş motifine göre ; Ömer Bey adında bir bey,Ömerler köyü’nü yaylak,Beye köyü’nü de kışlak olarak kullanmaktadır.Bu şahsın iki oğlu vardır.Bunlardan büyük oğlu Büyükilet’in(Demirbilek) olduğu yere diğeri de Küçükilet’in olduğu yere yerleşir.Ömer Bey,oğullarına haber göndereceği zaman habercisine “Bunu büyüğe ilet,bunu da küçüğe ilet” der.Böylece “İlet” isimleri doğmuş olur.
Küçükilet köyü,Karakeçili Yörükleri tarafından kurulmuştur.1530 yılı kayıtlarında “İlet” ismi geçmektedir.1941 yılına kadar köy, bu isimle anılmış,bu tarihten sonra çevre yerleşim birimleri ile ve merkez mahalle olmak üzere Tunçbilek adını almıştır.
Köyün en köklü sülaleleri ; Hacı Ahmetler,Koca Osmanlar,Kır Veliler ve Cebirler’dir.Bunlardan Koca Osmanlar sülalesi,aileye mensup insanların,Balkan ve Çanakkale Savaşlarında şehit olmaları neticesinde yok olmuş ve bu sülalenin ocağı sönmüştür.
Kır Veliler sülalesi bundan yaklaşık 160 yıl önce (1840’lı yıllar),Küçükilet’in 2,5 km.karşısında ,Lavar denilen yerin üst tarafında mevcut olan Tekeler köyü’nden buraya göç etmişlerdir.Bunun yanısıra Kopuklar sülalesi Yörgüç’ten,Çobanlar sülalesi Düvenli’den,Kurtlar ve Kaytanlar sülaleleri de Eşen’den gelip köye yerleşmişlerdir.
Küçükilet’in komşularını ; doğuda Yaylacık Dağı,kuzeyde Hamitabat köyü,batısında Güraağaç köyü,güneyinde de Kayaarası köyü oluşturur.
Köyün sınırlarını ise ; Yaylacık Dağı,Oğlak Taşı,Haşhaşlık,Kocadüz ve Sarıdönek mevkiileri oluşturmaktadır.
Köyün sınırları içinde ; Ucu Sivri Tepe,Kaman Tepesi,Kaklık Tepesi,Kumbayır Tepesi ve Ebilcik Tepesi gibi yükseltiler bulunur.
Kocasu (Adranos Çayı) ve Yaylacık Dağından gelen Beyoğlu Deresi gibi akarsular köyün sınırlarından geçmektedir.
Köyün yaylalarını Yaylacık Dağı ve Beyoğlu Deresi oluşturur.Beyoğlu Deresinde İnekler Alanı denilen yerde iki farklı yörük mezarlığı bulunur.
Köyde evliya ve dervişlerden Gaib Dede,Doğlu Baba ve Rezne Dedesi gibi yatırlar bulunur.Gaib Dede’nin yatırı bir türbe içersindedir.Türbenin hemen alta tarafında bulunan Doğlu Baba’nın yatırının yeri ise belli değildir.Rezne Dedesinin mezarı ise Rezne çeşmesinin hemen üzerinde olup,mezar yeri beton dökülerek belirgin hale getirilmiştir.
Milli mücadele yıllarında Yunanlılar’ın köyü işgal edeceği haberinin alınması üzerine köylüler,Karakaya taşlarının altına Kır Tarla denilen yere saklanmışlardır.Köyden etlik hayvan toplayan Yunanlılar, köye herhangi bir zarar vermemişlerdir.Bu tarihlerde köyün muhtarı Halil(Namlı)Ağadır.
2000 yılı itibarıyla mahallenin nüfusu ’dir.Mahallenin Tavşanlı’ya uzaklığı 10 km,Kütahya’ya olan uzaklığı ise ; 60 km.dir. .
NUSRATLAR
Harmancık kazasına yerleşen “Nusratlar” adında bir yörük cemaati tarafından kurulmuştur.Rivayete göre, köyün olduğu alana ilk olarak Yörük Mehmed adında birisi gelip yerleşmiştir.
Köyün köklü sülaleri ; Molla Mustafalar,Veliler, Domaniçliler (Bunlar Domaniç’
ten gelmişlerdir),İmamlar,Zıvgalar.Bunların yanısıra köydeki diğer bir sülale olan Haytalar ise İzmir tarafından gelip köye yerleşmişlerdir.
Köyün çevresinde ; Artıranlar,Köseler,Elmaağacı,Eşen,Yeniköy,Derbent gibi köyler bulunur.
Köyün sınırlarını ; kuzeyde Büyükalan,doğuda Çayırbaşı,batıda Çangıllı,güneyde de Uzundere mevkiileri oluşturmaktadır.
Köyün sınırlarında ; Mağara Dağı,Bileylik Tepesi ve Yellin Tepe,Armutçuk Tepe ve Küplü Dağı gibi yükseltiler bulunur.
Malbunar Deresi,Acısu Deresi,Karaağaç Deresi ve Tahtalık Deresi köyün sınırlarından geçer.
Köyün üç tane yaylası bulunur.Bunlar ; Köseler ile Elmaağacı arasında Bileylik Yaylası,Elmaağacı ile Nusratlar arasında Çamtarla yaylası,Artıranlar-Köseler ve Nusratlar köyleri arasında bulunan Mağara Dağı yaylasıdır.
Nusratlar köyü’nde üç adet Dede yatırı bulunur.Bunlar; Köyün başındaki Kavşak Dedesi(Burada ardıç ve meşe ağaçları bulunur),Kurucalık mevkiindeki Et Dedesi(Burada hayvan kesilip hayır yapılır,yağmur duasına buraya çıkılır),Kuzyaka mevkiindeki Çamlıyer veya Kızlar Dedesi’dir(Burada da tarihi çamlar bulunur. Köyün kızları bu dedeye giderler,çalgı çalıp oynarlar).
1892,1907,1927 yılı kayıtlarında Harmancık’a bağlı olarak gözükür.Köy sınırları içersinde bir krom madeni yatağı bulunur.Buradaki madenin ihalesi 1889 yılında Mösyö Peterson Biraderlere verilmiştir.
Köy,1907’de 21 hanedir.1927’de ise köyün nüfusu 144’tür.Milli mücadele yıllarında Yunanlıların köye verdiği zarar 3.927 liradır.
2000 yılı itibarıyle köyün nüfusu ’tür.Köyün Tunçbilek’e uzaklığı; 15 km,Tavşanlı’ya uzaklığı 26 km; Kütahya’ya olan uzaklığı ise ; 75 km.dir.
ÖMERLER
Köyün kuruluş motifine göre Ömer Bey adında bir yörük beyi tarafından kurulmuştur.
1530 yılı kayıtlarında Hüdavendigar Livası Domaniç kazasına bağlı olan köy, aynı isimle zikredilmektedir.Ömerler köyü,Aydın müsellemleri (yayaları) tarafından kurulmuştur.
Hüdavendigar Livası Tahrir Defterlerindeki kayıtlarda Ömerler köyü hakkında şu bilgiler verilir;”..Genden ve kuhiden(dağdan) açılan yerlerin öşür ve rüsumın(vergisini) virürler.Karye-i(köy) mezburda bazı mensuh olmuş (hükmü kalkmış) Aydın müsellemleri var,resm-i duhan virürler ve genden açtıkları yerlerin dahi öşür rüsumın(vergi) virürler.
Köy sınırları içersinde yer alan Reis yeri,Haydar yeri ve Umur yeri ve Hızır Çelebi adındaki arazilerde çeltik tarımı yapıldığı kayıtlardan anlaşılır.Zaim ve sipahi tımarıdır.Köy,1530’lu yıllarda (mezraa olarak)1 hane olup Domaniç kazasına bağlıdır.Cumhuriyet döneminde Tavşanlı’ya bağlanmıştır.
Köyün köklü sülaleri şunlardır ; Yılıo(Yılıoğlu)Kara İsmailler,Hacı Efendiler,Koca İbrahimler,Hacı Ahmetler,Kiraz Aliler,Salihler,Sadettinler,Kavaslar ve İmamlar.
Köyün çevresinde ; Saruhanlar,Böçen,Yörgüç,Bozbelen ve Beye köyleri bulunur.
Doğal sınırlarını ise ; Beşiktepe,Boztepeler,Ortaalanı,Arpaderesi,Yılonun Çiftliğ,İğdekuzu,Tosunkıran,Alanlar ve Eşekçukuru mevkileri oluşturur.
Köyün sınırlarında ;Beşik Tepe,Boz Tepe,Karıncalı Tepesi,Arpaderesi Tepesi ve Somaklık Tepesi gibi yükseltiler bulunur.
Köyün sınırlarından Kocasu,Çingen Deresi,Arpa Dere,Düdüklü Dere ve Uzunca Deresi geçer.
Köy sınırlarında Dede Kıranı Dedesi ve köyün mezarlığında Mahmut Dedenin yatırları bulunur.
Köyün sınırlarında olan ve arşiv belgelerinde geçen çiftlik(Yıloğlu adındaki çiftlik olmalı) linyit havzası içersinde yer aldığından tahrif olmuştur.Anlatılanlara göre bu çiftik çok büyük ve geniş bir araziyi kapsamaktadır.
G.L.İ Tunçbilek linyit havzasında yer alan köy halkının büyük bir kısmı,Beke köylüleri ile birlikte Tavşanlı’nın bir mahallesi olan Ömer Bey mahallesine yerleştirilmişlerdir.Günümüzde köyde birkaç hane kalmıştır.
2000 yılı itibarıyle köyün nüfusu ’tür.Köyün Tunçbilek’e uzaklığı 8 km,Tavşanlı’ya uzaklığı ; 18 km,Kütahya’ya olan uzaklığı ise ; 68 km.dir.
YÖRGÜÇ
Köy muhtemelen “Yörgüçlü Cemaati”ne mensup yörükler tarafından 1750’li yıllarda kurulmuştur.Kesin olarak ne zaman kurulduğu belli değildir.Rivayete göre; Böçen köyünde oturan toprak ağasından köyün bulunduğu arazi satın alınmış ve ilk olarak buraya 4-5 hane gelip yerleşmiştir.Yörgüçlü ihtiyarlara göre köy, 250 yıl önce kurulmuştur.
II.Abdülhamid döneminde Hüdavendigâr Livası Domaniç kazasına bağlıdır.1899 yılı kayıtlarında 36 hanedir.
Köyün köklü sülaleleri ; Ayanlar,Hasanlar ve Aliler’dir.
Köyün çevresinde ; Böçen,Burhan,Soğucak,Bozbelen,Ömerler ve Beke köyleri bulunur.
Doğal sınırlarını ; Beykıranı,Çingenderesi,Kertil,Ürüngeç,Demircibunar ve Kılıçlar mevkiileri oluşturur.
Köyün sınırlarında ; Karagöz,Boz Tepe ve Beykıranı gibi yükseltiler bulunur.
Köyün sınırlarından ; Çanacık Deresi,Ömerler Deresi ve Çingen Deresi geçmektedir.
Köyde Çam Dedesi ve Kocakır Dedesi bulunmaktadır.Yağmur duasına Kocakır Dedesine gidilir.
2000 yılı itibarıyle köyün nüfusu ’dür.Köyün Tunçbilek’e uzaklığı ; 13 km,Tavşanlı’ya uzaklığı ; 30 km,Kütahya’ya olan uzaklığı ise ; 73 km.dir. |